
Genel
MOTORSPORLARI
› Karambolden fırsat doğar
Karambolden fırsat doğar
15 Haziran 2011 / 23:47 Tarihin en uzun GP’si Kanada’da koşuldu, güvenlik aracı 5 kez piste çıktı, yağmur 2 saat yarışın askıya alınmasına neden oldu, bir hakem pist üzerinde düştü ve tehlike geçirdi ve 4 saat sonunda kazanan, yarış içinde son sıraya kadar gerileyen,

Kanada GP’leri her zaman ilginç yarışlara sahne olmuştur, birçok pilotun kariyerlerinin ilkleri burada gerçekleşmiştir. Ama bu yılki yarış, diğerlerinden çok farklıydı, yine ilkler yaşandı, yağmur yarışa damgasını vurdu, son virajda Button galibiyeti kaptı. Aslında Kanada’da mükemmel kullandı diyemeyiz Jenson Button için. Önce takım arkadaşı Hamilton ile bir çarpışma yaşadı. Yarış içinde baktığımızda Button suçlu gibi görünüyordu, çünkü Hamilton geçiş hamlesini yapmıştı, ancak aynalarında spreyden başka bir şey göremediğini söylediğinde işler biraz değişti tabi. Daha sonra ilk pitinde geçiş lastikleri için biraz erken davrandı, birkaç tur daha bekleyebilseydi, güvenlik aracı periyodunda yoluna direkt olarak yoğun yağmur lastikleriyle devam edebilirdi, tıpkı Vettel gibi. İlk pitten sonra yağmurun şiddeti o kadar arttı ki yarış askıya alındı ve bu periyot tam 2 saat kadar sürdü. Bu andan itibaren son sıraya yani 21’inciliğe kadar gerileyen İngiliz pilot inanılmaz bir geri dönüşle tarih yazdı. Alonso’yu geçerken ikili birbirine çarptı ve Ferrari pilotu yarış dışı kaldı, ancak buradaki hamlede Button haklıydı, çünkü Ferrari’nin içerisine girmişti, Alonso’nun artık yol vermesi gerekiyordu. Nitekim her iki durum sonrasında cezalandırılmaması da bu görüşümüzü destekliyor. Bu iki ‘küçük kaza’ Button’ın galibiyetinin kusursuz olarak tanımlanmasının önüne geçiyor. Bu olay sonunda Button pitten geçme cezası aldı ve bu yüzden 13. turda ikinci kez pite yöneldi. Ancak Button’ın yarışının en kritik anı ikinci güvenlik aracı periyoduydu. Bu sırada yarışı 11’inci olarak sürdüren Button, güvenlik aracını görür görmez pite yöneldi ve geçiş lastiklerini taktı. Piste döndüğünde son sıradaydı ve liderle arasında 75 saniye vardı, ama güvenlik aracından yararlanarak bu farkı iki turda eritti. Bu stratejik olarak mükemmel bir hamleydi ve galibiyetin anahtarı oldu. Bu noktadan sonra hemen hemen her turda önündekileri geçerek pozisyon kazanma savaşına girdi. 48’inci turda Maldonado ve Alguersuari’yi geçerek 10’unculuğu çıktı. 54’üncü turda Heidfeld’i geçtiğindeyse artık 5. sıradaydı. Kobayashi’ye yaptığı atak cesurcaydı ve McLaren’i 5’inciliğe taşıdı. Bundan sonra Vettel ile arasında 15 saniye fark kalmıştı, normal şartlarda kapanması zor olan bu fark bir güvenlik aracı periyoduyla daha sıfırlanacaktı. 59. turda fark artık 3.8 saniyeydi, Button galibiyet kokusunu almıştı, ama bunun için önünde Webber ve Schumacher vardı, ve tabi Vettel. Lastikleri yeni olduğu için (sadece 5 tur atmıştı) rakiplerine oranla çok avantajlıydı ve bunu sonuna kadar kullandı. Webber ve Schumacher’i kolayca geçti ve tur başına 2 saniye farkla Vettel’e yetişmeye başladı. Son turlardaysa baskıyı arttırıp bunun sonucunu aldı. Vettel frenajı kaçırdı, Button liderliği aldı ve birkaç tur sonra damalı bayrağı ilk geçen isim oldu. Galibiyetten sonra Button’ın ne kadar dürüst ve açık sözlü bir pilot olduğunu gördük. Yaptığı kaza için takım arkadaşından özür dilerken, Vettel’i geçmesinin en büyük nedeninin DRS sistemi olduğunu söyledi. Ayrıca iki haftadır Hamilton’ın sürüş stili hakkında yapılan eleştirilerin karşısında durdu ve Lewis’in pilotajının mükemmel olduğunu, her zaman bu şekilde kullandığını ve bunun hiçbir zaman değişmeyeceği için doğru olduğundan bahsetti. Bu hem çok olgun hem de çok ‘cool’ bir davranıştı, bu hareketini taktir ettiğimi söylemem gerek. Geçen yılki Vettel-Webber kazasında Avustralyalı pilotu kurtların önüne atan Red Bull bana kalırsa hem takım hem de pilot olarak buradaki yönetimi, stratejiyi iyice gözden geçirmeli. İki şampiyonun arası Red Bull’daki gibi gerilmeyecek ve bunu biraz McLaren’in yarışı kazanmasına, biraz da Button’ın açıklamalarına borçlular. Hamilton şanslı bir pilot, herkesin takım arkadaşı Button gibi dürüst olmayabilir.
ÇOK OKUNANLAR
-
Trugo şarj ekosisteminde zirvede Türkiye’nin yüksek performanslı ve kapsama alanı en geniş şarj ağı Trugo, yüzde 27,03’lük pazar payıyla zirveye yerleşti
-
Hyundai’nin İzmit’te üreteceği yeni elektriklisinden ilk detaylar geldi Hyundai, Münih’te düzenlenecek IAA Mobility 2025 fuarı öncesinde İzmit’te üretilecek yeni modelinin konsept çizimlerini paylaştı.
-
BYD YANGWANG U9 en hızlı elektrikli oldu BYD YANGWANG U9, Almanya'daki testte 472 km/s hıza ulaşarak elektrikli araç hız rekorunu kırdı
-
3 Serisi 50. yılını “50 Jahre Edition” ile kutluyor BMW 3 Serisi'nin yarım asırlık mirasını taşıyan 50 Jahre Edition'dan sadece 500 adet üretilecek
-
Yeni Pirelli P Zero, Auto Express testinin kazananı oldu Pirelli'nin beşinci nesil P Zero lastiği, derginin gerçekleştirdiği yaz lastiği testinden birincilikle ayrıldı
-
Chery'nin alt markası OMODA Türkiye'ye geliyor Marka, Türkiye pazarına girişini D segmenti SUV modeli OMODA 7 ile yapıyor
-
Elektrikli Maserati Grecale Folgore Türkiye’de 105 kWh kapasiteli bir batarya taşıyan Grecale Folgore'nin Türkiye fiyatı 9.250.000 TL’den başlıyor
-
Citroën, elektrikli araç pazarında ilk 3'te Citroën, Temmuz ayında Türkiye elektrikli araç pazarında yüzde 7,9’luk payla üçüncülüğe yükseldi
-
Togg, IAA Mobility 2025’e hazır Togg, yenilikçi ürün gamını ve mobilite ekosistemini fuarın uluslararası ziyaretçileriyle paylaşacak
-
Hyundai i30 Türkiye pazarına geri dönüyor C-HB segmentinin tanınan modeli i30, yenilenen yüzüyle Eylül ayında Türkiye’de satışa sunuluyor.